• alaplitso@tobb.org.tr
  • E-Posta
  • +90 372 378 69 10
  • Telefon

Alaplı Tarihçesi

Alaplı Tarihçesi

İLKÇAĞDAN TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NE

ALAPLI TARİHİ ALAPLI İSMİNİN MENŞEİ

Alaplı’nın ismi tarihsel süreç içinde pek çok farklı isim ve söyleniş şekillerinde ifade edilmekle Beraber Alaplı’nın en eski ismi Grek ve Latin kayıtlarında Cales-Kales olarak yer almaktadır. Cales’in Alaplı ırmağı’nın eski adı olduğunu üzerinde durulmaktadır.Alaplı’nın da sınırları içinde yer aldığı Roma İmparatorluğu’nun Asya’daki beş eyaletinden biri olan Bithynia eyaletinin hemeh Alaplı’ya komşu olan akarsularına baktığımızda Sangarios (Sakarya),Billeus(Fiıyos),Hypios(Melen Çayı) gibi örnekler de Cales’in Alaplı Irmağının adı olabileceğine işaret etmektedir. Alaplı,tarihi kaynaklarda özellikle de 16 ile 18.yüzyıllar arasında Samko,Samoko gibi isimlerle adlandırılmıştır. Alaplı isminin Ali Alp ya da Al At’dan gelmiş olabileceği Ali Alp’in Osmanlı Padişahı Orhan Bey’in komutanlarından biri olabileceği,Akçakoca,Karamürsel,Konuralp örneklerinden hareketle ve al atlı askerlerin buralara yerleştiğine dair rivayetlerde vardır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi 18.yüzyıla kadar Alaplı ismi kayıtlarda Samako olarak zikredilmek- tedir.Bir diğer husus Alaplı’nın Osmanlılar dönemine vurgu yapılarak isimlendirilmesi Osmanlılardan önce Alaplı’da Türk hakimiyetinin bulunmadığı gibi bir anlama gelmektedir ki Alaplı ve çevresinde Türk varlığı ve egemenliğinin Anadolu Selçuklu Devleti ve Beylikler dönemine kadar uzandığı bilinmektedir. Alaplı’nın isminin bugünkü şeklini almadan önce salnamelerde ve Osmanlı Arşiv Belgelerind-e en sık kullanılan şekli Alaplı’dır. 1916 tarihli Müstakil Bolu Sancağı Salnamesi’nde Alaplı’yı tanıtırken Alaplı Deresi’nin denize yakın bölgelerinin beta’et oluşturduğundan bahsedilmektedir.Beta’et ,bir yerde oturma demektir. Buradan hareketle Alaplı Irmağı’nın denize döküldüğü ağız kısmından geriye doğru bir bataklık oluşturduğunu söyleyebiliriz.Kaldı ki Alaplı isminin Farsça kökenli bir kelime olan çamur ,bataklık ,bataklık arazi anlamlarına gelen halab’dan geldiği değerlendirilmektedir.Farsça kelimelerde bazı durumlarda kelime başlarındaki (h) harfi okunmaz. Bu durumda halab ,alab olarak okunur. Türkçe’de (b) sesi sıklıkla (p)sesine dönüşebilmektedir.Bundan dolayı da Alab zaman içinde Alap’a dönüşmüştür .Alablı da Alaplı şeklini almıştır.Alab sözcüğünün sonuna (i) aidiyet eki eklendiğinde bataklığın bulunduğu yer anlamına gelmektedir .

ALAPLI’NIN COĞRAFİ YAPISI

Alaplı 41’53’Kuzey enlem ,31’25’45’’ doğu boylam derecelerinde yer almaktadır .Genel olarak dağlık ve engebeli bir araziye sahiptir ancak arazi sahile yaklaştıkça alçalmaktadır .Aladağ ,Alaplı’nın en büyük dağı Bacaklı yayla da 1637 metre yükseltisi ile en yüksek tepe noktasıdır.Alaplı Irmağı 22 kilometre uzunluğu sahip olup Ormanlı Beldesi yakınlarında bulunan 710 uzunluğu sahip olup Ormanlı Beldesi yakınlarında bulunan 710 metre yükseltiye sahip At Yaylası’ndan doğmaktadır.Alaplı’da Karadeniz’e dökülmektedir . Alaplı kuzeyinden Ereğli ,güneyinden Akçakoca ,doğusundan Başveren cuma ile çevrilidir.

TÜRKLERİN ALAPLI’YA GELİŞİ

26 Ağustos 1071 Malazgirt Muharebesi’nin ardından Bizans İmparatorluğu’nun etkinliğinin Anadolu’da zayıflatılmasıyla Bizans artık Anadolu ‘yu koruyamaz bir duruma düşmüştür . 13. yüzyılın sonuna kadar Batı Anadolu Türkler tarafından ele geçirilmiştir.Bu dönemde Türk taarruzuna ancak Bursa ,İznik,Alaşehir,Foça ,İzmir şehirleri ile Karadeniz Ereğli direnç gösterebilmiştir. Anadolu ‘da görülen bu Türk yayılması ve Bizans’ın ,Anadolu’nun pek çok yerinden atılması sonucu oluşan kaos ve kargaşa ortamında Zonguldak ve çevresine ilk ayak basan Türk Komutanı Emir Karatekin olmuştur . Emir Karatekin ,1084 tarihinde Ulus ,Bartın, Devrek topraklarını aldıktan sonra kıyıya yönelerek Zonguldak yöresini tamamen almayı başarmıştır .Ancak Büyük Selçuklular ile Anadolu Selçukluları arasında baş gösteren mücadeleler nedeniyle Zonguldak ve çevresi 1086 yılında Türk egemenliğinden çıkmıştır. 1095-1270 tarihleri arasında 175 yıl süren Haçlı Seferleri ve Anadolu Selçuklu Devleti’nde yaşanan taht mücadeleleri devleti zayıf düşürmüştür . Haçlı Seferleri ve Anadolu Selçukluların zayıf düşmesi Bizans İmparatorluğu’nun tekrardan toparlanmasına yol açmıştır.Öyle ki 1118 yılına gelindi-ğinde Bizans İmparatorluğu bütün Karadeniz sahili,Antakya’ya kadar Anadolu’nun bütün batı ve güney sahilleri ile Sinop,Ankara,Flomeliyon’den çizilebilecek bir hattın batısında yer alan bütün Şehirler’de Bizans hakimiyetine girmiştir. Dolayısıyla Alaplı ve çevresi de Bizans hakimiyetine girmiştir. 1204 tarihinde IV.Haçlı seferi’nde Latinler Kontantinopolis(İstanbul)’u işgal etmişler ve Latin İmparatorluğu kurmuşlardır.Bunun üzerine Haçlılardan kaçan Bizans soyluları İznik ve Trabzon’a giderek buralarda iki yeni devlet kurmuşlardır.Latinlerin 1261 tarihinde İstanbul’u terk etmeleri üzerine Bizanslılar yeniden imparatorluğa hakim oldular. VIII.Mihail Paleologos’un Bizans taht kavgaları sırasında Cenevizlilerden yardım istemesi ve karşılığında Batı Karadeniz’in bazı limanlarına yerleşme imtiyazı elde etmeleri sebebiyle Cenevizliler 1275 tarihinde Sinop,Amasra ve Karadeniz Ereğlisi’ne yerleşmişlerdir. 13.yüzyılın sonlarına gelindiğinde Zonguldak ve çevresinde sahil kesimleri Cenevizlilerin kontrolüne girerken iç kesimler Türklerin hakimiyetinde kalmıştır.Eflani,Devrek,Bartın,Safranbolu, Ulus,Karabük toprakları Candaroğulları Beyliği’nin sınırları içine girmiştir. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in saltanatının son senelerinde Bolu,Bizans elinden alınarak Osmanlı sınırlarına dahil olmuştur.Ancak Bolu çevresindeki bütün şehirlerden alınması ancak Orhan Bey zamanında tamamlanabilmiştir.

 

Kaynak: Tarihçi Burhan Akbaş Alaplı tarihi kitabından 


Gösterim Sayısı: 184